Şimdi Okunuyor:
Yaygın Kaygı Bozukluğu
Tam İçerik 4 minutes read

Hepimizin kaygı duyduğu zamanlar olmuştur, hatta kaygının yol açtığı sorunlarla hepimiz baş etmeye çalışmışızdır. Peki, kaygı ne zaman bozukluk haline gelmektedir? Yaygın kaygı bozukluğu nedir? Bu soruların cevabına birlikte bakalım.

Günlük hayatta birçok şey için kaygı duyarız. Sınavlar, önemli tercihler gibi sorunlar bizde kaygı yaratır ama kaygı aynı zamanda tehlikeyi fark etmeye, plan yapmaya ve uyum sağlamaya hizmet eder. Yaygın kaygı bozukluğunda ise kaygı çok daha fazladır ve kontrol edilememektedir.

Yaygın Kaygı Bozukluğu DSM-5 Tanı Ölçütleri

a. En az altı aylık bir sürenin çoğu gününde, birtakım olaylar ya da etkinliklerle (işte ya da okulda başarı gösterebilme gibi) ilgili olarak, aşırı bir kaygı ve kuruntu (kaygılı beklenti) vardır.

b. Kişi, kuruntularını denetim altına almakta güçlük çeker.

c. Bu kaygı ve kuruntuya, aşağıdaki altı belirtiden üçü (ya da daha çoğu) eşlik eder (en azından kimi belirtiler son altı ayın çoğu gününde bulunmuştur):

      Not: Çocuklarda yalnızca bir maddenin olması yeterlidir.

  1. Dinginleşememe (huzursuzluk) ya da gergin ya da sürekli diken üzerinde olma.
  2. Kolay yorulma.
  3. Odaklanmakta güçlük çekme ya da zihnin boşalması.
  4. Kolay kızma.
  5. Kas gerginliği.
  6. Uyku bozukluğu (uykuya dalmakta ya da uykuyu sürdürmekte güçlük çekme ya da dinlendirmeyen, doyurucu olmayan bir uyku uyuma).

d. Kaygı, kuruntu ya da bedensel belirtiler, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, işle ilgili alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında işlevsellikte düşmeye neden olur.

e. Bu bozukluk, bir maddenin (örn. kötüye kullanılabilen bir madde, bir ilaç) ya da başka bir sağlık durumunun (örn. hipertiroidi) fizyolojiyle ilgili etkilerine bağlanamaz.

f. Bu bozukluk, başka bir ruhsal bozuklukla daha iyi açıklanamaz (örn. Panik bozukluğunda panik atakları olacağına ilişkin kaygı ya da kuruntu, toplumsal kaygı bozukluğunda [sosyal fobi] olumsuz değerlendirilme, takıntı zorlantı bozukluğunda bulaşma ya da diğer takıntılar, ayrılma kaygısı bozukluğunda bağlandığı kişilerden ayrılma, örselenme sonrası gerginlik bozukluğunda örseleyici olayların anımsatıcıları, anoreksiya nervozada kilo alma, bedensel belirti bozukluğunda bedensel yakınmalar, beden algısı bozukluğunda algılanan görünüm kusurları, hastalık kaygısı bozukluğunda önemli bir hastalığı olma ya da şizofreni ya da sanrılı bozuklukta sanrısal inançların içeriği).

Freud’a göre egoya karşı oluşan tehdit sonucu aşırı savunma mekanizmalarının kullanımı ile kaygı bozuklukları oluşmaktadır (Shape, Baldwin, Walker, 2010). Psikodinamik teoriye göre yaygın kaygı bozukluğunun nedeni bilinç dışı çatışmalarından ortaya çıkan cinsel ve agresif dürtüler sonucu oluşmaktadır. Çocukluk döneminde güvensiz ve erken dönemde endişeli bağlanmanın yaygın kaygı bozukluğuna yol açtığı düşünülmektedir (Aikins ve Craske, 2001).

Yaygın kaygı bozukluğu olan bireylerin dörtte birinde panik bozukluk görülmektedir. Aynı zamanda yarısından çoğunda majör depresif bozukluk görülür (Sadock ve Sadock, 2008). Yaygın kaygı bozukluğu ile eğitim düzeyi arasında bir ilişki yoktur (Wittchen, Zhao, Kessler ve Eaton, 1994). Gelir düzeyi olarak değerlendirildiğinde düşük gelir düzeyinde daha çok görülmektedir (Hidalgo ve Davidson, 2001). Yaygın kaygı bozukluğu olan bireylerin akrabalarında, tanı almamış bireylere kıyasla, yaygın kaygı bozukluğu 5 kat daha fazla görülmektedir (Noyes, Clarkson, Crove, Yates ve McChesney, 1987). Yaygın kaygı bozukluğunun kadınlarda görülme oranı erkeklere göre iki kat fazladır. Türkiye’de yapılan bir çalışmada yaygın kaygı bozukluğunun yıllık yaygınlığı %0.7 olarak saptanmıştır. Yani bir yıl içerisinde bin bireyden yedisinde yaygın kaygı bozukluğu görülebilmektedir (Erol, Kılıç, Ulusoy, 1998).

Ek Okumalar:

Öznenin Penceresinden Kaygı Bozukluğu

Kaygının Öz’ü

Kaygı Bozukluğuna Karşı Eylem Stratejileri


Kaynakça

  • Amerikan Psikiyatri Birliği(2015). Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı (Beşinci Baskı). (E. Köroğlu, Çev.). Ankara:HYB Yayıncılık.
  • Aikins D.E. & Craske M.G. (2001). Cognitive theories of generalized anxiety disorder. Psychiatric Clinics of North America, 24: 57-74.
  • Erol N., Kılıç C., Ulusoy M. ve ark. (1998). Türkiye’nin ruh sağlığı profili raporu. Ankara:T.C. Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Yayınları.
  • Hidalgo, R.B. & Davidson, J.R. (2001). . Generalized anxiety disorder: an important clinical concern. Medical Clinics of North America, 85: 6, 91-710.
  • Noyes, R. Jr., Clarkson, C., Crowe, R.R., Yates, W.R. & McChesney, C.M. (1987) A family study of generalized anxiety disorder. American Journal of Psychiatry 144, 1019-1024.
  •  Sadock, B.J. ve Sadock, V.A. (2008). Kaplan & Sadock’s concise textbook of clinical psychiatry (3th Ed.) Philadelphia: Lippincott Williams & Wilkins, 236 (7).
  •  Sharpe, M., Baldwin, D. & Walker, J. (2010).Neurotic, stress-related and somatoform disorders. (8th Ed). E.C. Johnstone, D.C. Owens, S.M. Lawrie, A.M. McIntosh & M. Sharpe (Eds.), Companion to Psychiatric Studies (p. 453-491). Edinburgh:Elsevier.
  •  Wittchen, H.U., Zhao S., Kessler, RC & Eaton, W.W. (1994).  DSM-III-R generalized anxiety disorder in the National Comorbidity
    Survey. Archives Of General Psychiatry
     51, 355-64.

*Bu yazı Psikoloji Ağı editörleri tarafından Psikoloji Ağı Yayın İlkelerine göre düzenlemiştir.

Bir Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *

Input your search keywords and press Enter.