Şimdi Okunuyor:
Şizofreni Hakkında Yanlışlar ve Doğrular
Tam İçerik 4 minutes read

Şizofreni hakkında, internette birçok yanlış ve eksik bilgi bulunuyor. Günümüzde tüm dünyada 51 milyon, Türkiye’de ise yaklaşık  600.000 şizofreni hastası bulunmaktadır. Şizofreni ırk, kültür ve sosyal sınıftan bağımsız olarak herkesi etkileyebilir.

Şizofreni yalnızca hastaları değil, hastaların ailelerinin ve yakınlarının da yaşamlarını etkiler. Şizofreni, toplumun büyük bir kesimi tarafından korku verici, “delilik” ile eş anlamlı bir hastalık olarak algılanmaktadır. Toplum tarafından etiketlenen şizofreni hastaları ve aileleri, bu hastalıkla baş etme güçlüklerinin yanı sıra bu etiketi de taşımak zorunda kalır. Şizofreniyle ilgili ön yargıların çoğu yanlış ve eksik bilgilere dayanmaktadır. Tarih Öncesinden Günümüze Şizofreni Serüveni Sergisi‘nde dağıtılan bilgilendirme kartlarında bahsedilen şizofreni hakkında doğru ve yanlışları birlikte inceleyelim: 


Yanlış: Şizofreni hastalarının hastaneye yatırılması gerekir.

Doğru: Şizofreni hastaları, hastalığın akut dönemleri dışında ayakta tedavi edilebilir. Uygun tedavi ve tedaviye düzenli devam etme sonucu, toplum içinde üretken bir yaşam sürdürebilirler. Hatta en yeni araştırmalar, hastaların toplum içinde olmasının onlar için daha fazla yarar sağladığını göstermektedir.


Yanlış: Şizofreni tamamen kalıtsal bir hastalıktır.

Doğru: Şizofreni tamamen kalıtımsal bir hastalık değildir. Tek yumurta ikizlerinde bile diğer ikizde %48 oranında görülür. Şizofreni; kalıtımsal yatkınlık, stres ve çevresel faktörlerin etkileşimi ile ortaya çıkan karmaşık bir beyin hastalığıdır.


Yanlış: Şizofreni hastaları saldırgan ve tehlikelidir.

Doğru: Şizofreni hastaları çoğunlukla saldırgan ya da tehlikeli değildir, tam aksine kendileri saldırganlığa maruz kalırlar. Bu hastaların saldırganlıkları genellikle kendilerine yöneliktir ve intihar riskleri yüksektir. Sonuç olarak, şizofreni hastalarının topluma zararı, toplumun damgalama ve olumsuz ön yargılar gibi onlar üzerinde oluşturduğu zarardan çok daha azdır.


Yanlış: Şizofreni hastalarının zeka seviyesi düşüktür.

Doğru: Şizofreni hastalarının zeka seviyesi toplumun geneliyle aynıdır; düşük, normal ya da ileri olabilir. Zeka seviyesi her toplumda olduğu gibi değişkenlikler gösterse de bu hastalığın bir özelliği değildir ve tanıdan bağımsız olarak kişinin biricikliği ön planda tutulmalıdır. Şizofreni hastaları arasında Nobel Ödülü kazananlar bulunmaktadır.


Yanlış: Şizofreni aniden başlar.

Doğru: Şizofreni genellikle yavaş yavaş başlar. İlk belirtileri ergenlik döneminde ortaya çıkabilir, ancak çoğunlukla fark edilmez. Okul performansında azalma, aile ve arkadaşlarla iletişimde sorunlar ve bilginin düzenlenmesinde güçlükler ortaya çıkabilir. Kişi sesler değil ama ne olduğunu anlayamadığı fısıltılar duyabilir.


Yanlış: Şizofreni tedavisi olmayan ve iyileşmeyen bir hastalıktır.

Doğru: Şizofreni tedavisi mümkün ve iyileşme gösterebilen bir hastalıktır. Tedavi olanağı ve iyileşme ile anlatılmak istenen kuşkusuz hastalığın tümüyle ortadan kalkması demek değildir. Diğer pek çok hastalıkta olduğu gibi, doğru ve düzenli ilaç tedavisi, psikososyal tedaviler ve rehabilitasyonla, şizofreni hastaları toplum içinde bağımsız ve üretken bir yaşam sürebilir.


Yanlış: Şizofreni, anne babaların yanlış davranışları ya da karakter zayıflığından kaynaklanabilir.

Doğru: Şizofreni karmaşık bir beyin hastalığıdır. Karakter zayıflığı ya da anne babanın davranışı sonucunda ortaya  çıkmaz.


Yanlış: Şizofren hastalarının hepsinde aynı belirtiler görülür.

Doğru: Şizofreni, sadece varsanılar ve sanrıların görüldüğü bir hastalık değildir. Şizofrenide net düşünme, duygularını kontrol etme ve karar verme güçlüğü gibi bozukluklar gözlenebilir.


Yanlış: Şizofreni hastaları hiçbir zaman iş sahibi olamaz, çalışamaz.

Doğru: Tedavi olan şizofreni hastaları, olanakları ve yeteneklerine göre çalışabilir ve üretebilir.

Şizofreni günümüzde uygun tedavilerle kontrol altına alınabilir bir hastalıktır. Çağdaş şizofreni tedavisinin amacı, hastayı topluma dahil edebilmek, kendi başına ayakta durabilmesini ve yaşayabilmesini sağlamaktır.

Ayrıca bakınız: Şizofreni Bilgilendirme Kartları


Birbirine karışan insanlar dosttur, “canım, gülüm” diye herkes der.

                                                                                                         – GU

Yukarıda yer alan sözün sahibi, şizofreni tanısı almış bir hasta. Ben ona katılıyorum. Birbirimize karışmalıyız. Tanımalı, anlamalı, sevmeliyiz. Yanlışları ve doğruları anlattım ama yapabileceğiniz doğru bir şeyler olduğuna da değinmek istiyorum, izninizle. Sizleri yalnızca şizofreni tanısı almış bireylerin çalıştığı sıcak bir kafe ile tanıştırayım: Mavi At Kafe.

Mavi At Kafe; bir sembol, bin anlam. Burası sosyalleşmenin son derece rahat olduğu sıcacık bir yuva. Herkesin gün içerisinde gelip vakit geçirebileceği, kafede yer alan kitapları okuyabileceği, hoş müziklerini dinleyebileceği ve dünyanın en uysal kedisi Kaplan’ı sevebileceği bir mekan. Ankara, Beşevler’de yer alan kafeye gitmek isteyenler için yol tarifimiz de var.  Peki neden mavi at, diye soracak olursanız, cevabı da buraya iliştiriverdim.

Sosyalleşmek demek, yaşamak demek.

Mavi At Kafe

Mavi At Kafe’nin kedisi Kaplan


Kaynakça

  • http://psychcentral.com/lib/schizophrenia-fact-sheet/0001570 Erişim Tarihi Temmuz 2019
  • http://www.nimh.nih.gov/health/topics/schizophrenia/index.shtml Erişim Tarihi Temmuz 2019
  • http://www.psychiatry.org/schizophrenia Erişim Tarihi Temmuz 2019
  • http://www.sfnsw.org.au/About-Mental-Illness/Schizophrenia/Schizophrenia-Myths-and-Facts#.VNiC48axwnU Erişim Tarihi Ekim 2015
  • http://childmind.org/en/myths-about-schizophrenia/ Erişim Tarihi Temmuz 2019
  • http://www.neomed.edu/academics/bestcenter/helpendstigma/myths-and-facts-about-schizophrenia Erişim Tarihi Temmuz 2019
  • http://psychcentral.com/lib/illuminating-13-myths-of-schizophrenia/0002709 Erişim Tarihi Temmuz 2019

*Bu yazı Psikoloji Ağı editörleri tarafından Psikoloji Ağı Yayın İlkelerine göre düzenlemiştir.

1 yorum

  • Merhaba, oldukça bilgilendirici bir yazı emeğinize sağlık. Sadece bir noktaya takıldım, “anne babanın yanlış davranışları sonucu ortaya çıkmaz” çok iddialı bir cümle geldi. Eğer anne babanın davranışları etkili olmasaydı (çevresel faktöre girebilir) ikiz deneylerinde de yukarıda yazılan oransal farklılığın olmaması gerekmez miydi? Bununla birlikte psikanalitik kuram psikozu (haliyle şizofreniyi de) erken dönem nesne ilişkileriyle açıklar. Bu maddenin yazdığınız şekilde kesinlik içermediğini ve tartışmaya açık olduğunu düşünüyorum.

Bir Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *

Input your search keywords and press Enter.