Şimdi Okunuyor:
Pasif Agresif Kişilik Bozukluğu
Tam İçerik 3 minutes read

Günlük yaşantımızda her an farklı durum ve olaylarla karşılaşırız. Bu yaşantı süreçlerinde çevremizdeki bireyler ile iletişim kurmak herkes için bir gerekliliktir. İletişim ve kendini ifade etme becerileri bireyin sosyal yaşamda en çok ihtiyaç duyduğu yeterliliklerdir. Bireyler; duygu ve düşüncelerini, istek, öneri ve ihtiyaçlarını ancak bu beceriler ile aktarabilmektedir. Ancak bazı bireyler duygu, düşünce, istek ve ihtiyaçlarını uygun sözel davranışlar ile ifade etmek yerine daha karmaşık ifade yolları seçerler. Örneğin, aslında kabul etmedikleri bir işe önce evet deyip sonra işi aksatmaya çalışmak bu karmaşık yollardan bir tanesidir. Bunun yanı sıra bu kişiler, düşünce ve duygularını doğrudan ifade etmek yerine imalar kullanarak birilerinin o imayı anlamasını beklemektedir. Kişi, kendi içinde yaşadığı öfkeli duygu ve düşünceleri pasif ve sessiz bir şekilde dışa vurmaktadır.  

DSM (The Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders – Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı) V’e göre kişilik bozuklukları arasında tanımlanmayan bu bozukluk, bir önceki tanı kriterleri kılavuzunda negatif kişilik bozukluğu olarak tanınmaktaydı. Daha çok çevresel faktörler ve özellikle yoğun baskıcı aile tutumu sebebiyle ortaya çıktığı düşünülen bu bozukluğa sahip bireylerin; duygu, düşünce ve davranışlarını, çocukluk döneminden itibaren onaylanmak ve takdir görmek için saklı tuttuğu bilinmektedir. Bu bireyler güven bağını kurma konusunda problem yaşadıkları için suçluluk ve yetersizlik korkuları yaşamakta ve çoğu zaman sorumluluk almaktan kaçınmaktadırlar. Sorumluluklarını yerine getirmediklerinde ise bahane kaçınılmazdır.

Pasif Agresif Kişilik Bozukluğu olan kişiler ayrıca:

  • Kabul ediyor gibi göründüğü talepleri aslında kabul etmemiş olabilir ve bu sebeple yanlışlar yaparak bu işin tamamlanmasına engel olabilir, destek vermeyebilir veya zamanında yetiştirmez.
  • Yapmak istemediği bir şeyi yapması istendiğinde kızar, surat asar veya tartışmaya girer. Kasten yavaş çalışıyor veya kötü yapıyor gibi görünür.
  • Günlük yaşantıda alaycı, somurtkan veya düşmanca tavırlar gösterebilir. Küsme ve inatçılık  davranışları görülür. Her şeye öncelikle “hayır” deme eğilimindedir. Olmamış ve söylenmemiş şeyler için gerilim çıkarmayı sıklıkla yapar.
  • Aldatılmış veya takdir edilmiyor hissi ile hareket edebilir. Birilerinin takdir edildiği bir ortamda rahatsız olabilir. Başkalarının olumlu da olsa tavsiyelerinin olması onun için bir problemdir.
  • Basit konulara alınganlık gösterebilir, başkalarını suçlamaya yatkındır.
  • Empati kurmakta, başkalarının ihtiyaçlarını anlamakta zorlanabilirler.
  • Kendisinden üst mevkideki yetkili kişileri sürekli eleştirir, küçümser, kusur arar.
  • Bu davranışların bir kişilik yapısı haline geldiği bu kişilik sisteminde bireyler çevresindeki kişiler tarafından zor bireyler olarak tanımlanır.

Kaynakça

Köroğlu, E. ve Bayraktar, S. (2014). Kişilik Bozuklukları. HYB Yayıncılık: Ankara

Masterson, J.F. (2008). Kişilik Bozuklukları. Litera Yayıncılık: İstanbul

DSM V- IV

*Bu yazı Psikoloji Ağı editörleri tarafından Psikoloji Ağı Yayın İlkelerine göre düzenlemiştir.

Bir Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *

Input your search keywords and press Enter.