Şimdi Okunuyor:
Neden Akılcı Duygusal Davranışçı Terapi?
Tam İçerik 4 minutes read

Üniversiteye başlamadan önce karar verdiğim kariyer hedefimde her zaman terapist olmak vardı. İnsanların hayatlarına dokunmak bana, “kendini gerçekleştirmiş insan” unvanını, kendim tarafından verecek tek eylemdi. Sanırım bu hedefte beni en çok zorlayan bir ekolü seçip onun bir parçası olmak oldu. Çünkü bildiklerimi henüz pratiğe dökemediğim şu dönemde bildiklerimi hangi yöntemlerle pratiğe dökeceğim hakkında bir fikir oluşturmayı ertelemiştim.

Terapist olarak mesleki sınırlarımı belirlerken arzu ettiğim şeylerden biri danışanda oluşan çarpık fikirlerin doğru geri bildirimlerle mantık çerçevesine oturtabildiğini görebilmekti. Çizdiğim yolda danışanların oluşan problemleri kendileri çözerken ellerinden tutan kişi olmak istediğim için “Bilişsel Terapi” üzerinde durdum. Araştırdığım zaman en çok kendime uygun gördüğüm yöntemin Albert Ellis’in Akılcı Duygusal Davranış Terapis yöntemi olduğunu farkettim.
Bilişsel davranışçı terapilerin önemli unsurlarından birisi olan problem çözme becerisi algısı danışanın problemlerine akılcı bir biçimde yaklaşması, problem çözme becerisi algısı konusunda kendine ilişkin olumlu ve gerçekçi değerlendirmeler yapmasını içermektedir. Bu doğrultuda, kişinin problemlerine ve kullanılabilecek çözüm yollarına bakışının, değerlendirme tarzının, yükleme biçimlerinin ve bunların akılcı ya da akıldışı oluşunun tüm psikolojik danışma sürecini etkilediği kabul edilmektedir (Ferah, 2000).

Akılcı Duygusal Davranış Terapisi (ADDT) doğrudan problem çözmeye yönelik, kısa süreli ve ekonomik bilişsel davranışçı terapi yaklaşımlarından birisi olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca, ADDT sürecine, danışanı problem çözebilmesi, duygusal değişikliği oluşturması ve mantıklı düşünceyi nasıl uygulayacağını öğrenmesi gibi yeniden eğitme işlevi olarak bakılmaktadır.
Akılcı duygusal davranış terapisinde ABC modeli terapi sürecinde önemli rol oynar. ABC modelinden biraz bahsetmek gerekirse;

A noktasında hayattaki Aktive Edici Olaylar vardır, örneğin bir sevgili tarafından reddedilmek veya bir lisansüstü programına girmekte başarısız olmak gibi. B noktası, bireylerin hayatlarındaki aktive edici olayları işlemekte kullandıkları İnançları temsil eder. Bu inançlar, reddedilmenin talihsiz ve pişmanlık duyulabilir olduğu veya başarısızlığın sinir bozucu ve nahoş olduğu gibi rasyonal (rB) olabilir. Bu inançlar aynı zamanda “Reddedilmiş olmam çok kötüydü” veya “Lisansüstü eğitime girememiş olmam ne kadar büyük bir felaket” şeklinde düşünmek gibi irrasyonel de olabilir (iB). C noktasında kişi meydana gelen olayın duygusal ve davranışsal Sonuçlarını deneyimler.” (Psikoterapi Sistemleri ss:376) ADDT’de psikopatolojinin ABC’si doğru biçimde anlaşıldığında, sıkıntılı sonuçları değiştirmek için izlenmesi gereken doğru yolun ne A’ları incelemek ne de C’leri havalandırmak değil, bunların yerine direkt olarak B’leri değiştirmek olduğu açığa çıkar.

Esasen kişi merkezli terapinin kutupsal karşıtı olan ADDT, yalnızca hastaların irrasyonel inançlarının bir çoğunu sorgularken bile terapistin hastalarını koşulsuz bir şekilde kabullendiğine dair Rogerian fikri ile uyuşmaktadır. Hastalar ödevlerini tamamlamadıklarında veya seanslara geç geldiklerinde bile ADDT klinisyeni onlara kişiler olarak koşulsuz bir destek sunar.
Hastalar, terapist kendilerine duygulu davrandığı için değil, ancak terapist hastanın sorunlarının sebeplerini açığa çıkardığı için iyi hissettiklerini bildirir.” (Psikoterapi Sistemleri, Bilişsel Terapiler ss:396)

Aynı zamanda ADDT için söylenmektedir ki; “Tedavi etme etkililiği üzerine yapılan, klinik ortamlarda gerçekleştirilen bine yakın deneysel araştırmada Akılcı Duygucu & Bilişsel Davranışçı Terapi’nin diğer tüm terapi çeşitlerinden daha etkili olduğu kanıtlanmıştır” (Beck, 1991 ; Ellis, 1979; Hajzler ve Bernard, 1991; Meichenbaum, 1977; Lynos and Woods, 1991)” (Yrd. Doç. Dr. Psk. Murat Artıran, yayın Aralık 2014).

Tüm bilgilerin ışığında bu terapi yönteminin bana yakın gelmesinin bir sebebi de bir danışan olarak karşımda bu yöntemle bana geri bildirim veren bir terapistin olmasının bende yaratacağı olumlu duygulanımlardır.

BU YAZI İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ BÖLÜMÜNÜN “PSİKOTERAPİ YÖNTEMLERİ” DERSİ KAPSAMINDA HAZIRLANMIŞTIR.

Kaynakça

Psikoterapi Sistemleri; James O. PROCHASKA, Jhon C. NORCROSS. Psikoterapi enstitüsü eğitim yayınları 74 (ss:376-396)

Ç.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt 17, Sayı 1, 2008, s.135-154 135 Akılcı Duygusal Davranış Terapisi  Addt)’Ne Dayalı Grupla Psikolojik Danışmanın Üniversite Öğrencilerinin Problem Çözme Becerisi Algısına Etkisi

https://www.tavsiyeediyorum.com/uzmanyazisi_2368.htm Yrd. Doç. Dr. Psk. Murat Artıran yayın aralık 2014. ADDT yazısı. Yazı #2368

Bir Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *

Input your search keywords and press Enter.