Şimdi Okunuyor:
Türk Psikiyatristin Divanı
Tam İçerik 3 minutes read

Psikoloji bölümüne ait olan kitap raflarını incelerken gözüme çarpan Türk Psikiyatristin Divanı, ‎ülkemizin bir nevi ruhsal genel görünümünü yansıtan 70 psikiyatrik vakadan oluşmaktadır. Kitabın ‎yazarı ve aynı zamanda psikiyatrist olan Zeynep Akıncı Pınar, mesleki yaşantısı boyunca gözlemlediği çeşitli vakalarının isim ve mekanını ‎değiştirerek çözüm önerileriyle birlikte okuyucuları ile paylaşmıştır. “Beni bu kitabı yazmaya iten ‎sebep, yıllar önce okuduğum Irvin D. Yalom’un kitabıdır.” diyen Pınar, yazdıkları ile ülkemizde ‎yaşanan ve halk arasında genellikle kötü bir durum olarak kabul gören birçok psikolojik rahatsızlığa ‎ışık tutmuştur. ‎

Lise eğitimini İzmir Kız Lisesinde tamamlayan Pınar, 1986 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden ‎mezun olmuştur. Bir yıl sonra Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ‎psikiyatri eğitimine başlayan Pınar; adli psikiyatri servisi, alkol ve madde bağımlılığı, nevroz kliniği gibi ‎birçok klinikte eğitim görmüştür. Mayıs 2014 yılından bu yana İstanbul’da özel bir klinikte hasta ‎görmeye devam eden Pınar meslek yaşamı dışında da birçok kurumda “ders başarısı, anne-baba ‎tutumu ve sigara ve madde bağımlılığı” gibi konularda seminerler vermiştir. ‎

Türk Psikiyatristin Divanı; halı altına süpürülmüş birçok olaya ışık tutan birbirinden ilginç ve bir o ‎kadar çarpıcı konuları ele almaktadır. Anksiyete bozukluğu, şizofreni, cinsel ‎taciz, bipolar affektif bozukluk ve ensest gibi farklı psikolojik rahatsızlıkları ele alan bu kitapta aynı zamanda bahsi geçen vakaların ‎sonunda yazarın kendi görüşlerini aktardığı “yazarın notu” ve vakada bahsi geçen psikolojik ‎rahatsızlığa dair genel bilgilere yer verilmektedir. ‎

Pınar’ın kaleme aldığı bu eserin bir bölümünde, 19 yaşındaki bir genç kızın yaşadıkları çarpıcı bir şekilde yazar tarafından okuyucuya aktarılıyor. ‎‎12 yaşında babasını kaybeden genç kız annesiyle dede ocağına geri dönerek, yurt dışındaki halanın ‎destekleriyle yaşamlarını idame ettirmeye çalışıyor. 13 yaşına basan kız, aile zoruyla halanın oğlu ile ‎nişanlandırılıyor ve 19 yaşına kadar bir nişanlılık dönemi sürüp gidiyor. Bu sırada delikanlı tarafından ‎tüm okul masrafları karşılanıyor ve müstakbel geline takılar takılıyor. Gönlünde bu delikanlıya yer ‎açamayan kız, bu evliliği istemediğini belirttiği anda annesi tarafından “masrafların altından nasıl ‎kalkacağız, nankör gelme” cümleleri kurularak susturuluyor. Psikiyatristine “çare yok, evleneceğim, ‎ağlayacağım sessizce” diyen kız kendi makus talihine küsüyor. Kızın ne bir seçme ne de bir vazgeçme ‎lüksü olmadığı bu durum, ülkemizde bölge fark etmeksizin hala yaşanmaktadır. Kitap, yine bunun ‎gibi ülkenin acı gerçeklerini oluşturan birçok vakayı içermektedir.‎

İnsan; biyolojik, psikolojik, sosyal ve kültürel bir varlıktır ve insanı incelerken bu bağlamlar içerisinde ‎değerlendirmemiz gerekmektedir. Doğup büyüdüğü çevre, eğitim gördüğü okul, akran ve arkadaşlık ‎ilişkileri insanı birçok açıdan şekillendirmekte ve psikolojisini büyük ölçüde etkilemektedir. Bu ‎etkileyiş iyi yönde olabileceği gibi kötü yönde de olabilmektedir. Bu sebepledir ki insanın içinde ‎bulunduğu kültürü unutmamak ve kültürü önemli bir kıstas haline getirerek incelemelerimizi de bu ‎yönde yapabilmeliyiz. Kitapta işlenen kültür dokusu da bu açıdan önem arz etmektedir. ‎

Kimse tarafından hor görülmeyen, vicdanı ve fikri hür, evren üzerindeki tüm varlıklara saygı duyan ‎özgür bireylerin yetişmesi ve yetiştirilmesi dileğiyle…

Yazar: Zeynep Pınar Akıncı

Yayınevi: Hayy Kitap


Kaynak: Akıncı-Pınar, Z. (2017). Türk Psikiyatristin Divanı. İstanbul: Hayykitap.

*Bu yazı Psikoloji Ağı editörleri tarafından Psikoloji Ağı Yayın İlkelerine göre düzenlemiştir.

Bir Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *

Input your search keywords and press Enter.