Şimdi Okunuyor:
Tecavüze İlişkin Tutumlar: Gerçek ve Şüpheli Tecavüz
Tam İçerik 4 minutes read

Dünyada ve ülkemizde sürekli yaşanmakta olan ve televizyonda, haberlerde, sosyal medyada neredeyse her gün maruz kaldığımız bir olgu cinsel saldırı. 2014 yılında düzenlenen Türk Ceza Kanununda cinsel saldırı suçu basit ve nitelikli cinsel saldırı suçu olmak üzere ikiye ayrılmış. Basit cinsel saldırı suçu; olaya maruz kalan kişiye karşı, cinsel ilişki düzeyine varmayan seviyede temasta bulunma şeklinde tanımlanırken nitelikli cinsel saldırı suçu ise diğer bir deyişle tecavüz suçu, vücuda “organ” ya da “sair bir cisim” sokulması suretiyle eylemin gerçekleştirilmesi şeklinde tanımlanır (TCK 102/1- 102/2, 2014).

Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü ve T.C. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının 2014 yılında yürüttüğü Türkiye’de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması özet raporunun bulgularına göre “Türkiye genelinde, evlenmiş kadınların yüzde 15’i cinsel şiddet davranışlarından bir ya da birden fazlasına ve yine kadınların yüzde 3’ü yakın ilişkide olmadığı kişiler tarafından cinsel şiddete maruz kalmaktadır. Fakat problemli bir diğer durum ise yakın olunan kişiler tarafından uygulanan cinsel şiddetin (özellikle eş ve sevgili gibi) çoğu zaman cinsel şiddet olarak algılanmamasıdır.

Nitelikli cinsel saldırıyı yani tecavüzü ele alırsak yapılan araştırmalar (Anderson, Cooper ve Okamura, 1997; Lambert ve Raichle, 2000); insanların tecavüze ilişkin tutumları üzerinde kadının özellikleri, erkeğin özellikleri, kadın ile erkek arasındaki ilişkinin niteliği, gözlemcilere ilişkin özellikler gibi birçok faktörün etkili olduğunu ileri sürmektedir. Tecavüze ilişkin tutumlarda kadına ilişkin özelliklerde kadının medeni durumu, giyim tarzı; erkeğe ilişkin özelliklerde erkeğin bulunduğu sosyal statü ve çekicilik; kadın ile erkek arasındaki ilişkinin niteliği söz konusu olduğunda bireylerin tanıdık/eş/sevgili/yabancı olması önem arz etmektedir. Gözlemciye ilişkin özelliklere baktığımızda ise gözlemcinin sosyo-ekonomik düzeyi, eğitim düzeyi, cinsiyeti ve yaşı tecavüze yönelik tutumları etkileyen başlıca faktörlerdendir (akt. Çamaş ve Meşe, 2016).

Her gün karşılaştığımız haberlerden de biliyoruz ki bu özellikler gerçekten de insanların tecavüzü nasıl değerlendireceklerine yönelik önemli faktörlerden. Çünkü literatüre baktığımızda her tecavüzün aynı şekilde algılanmadığını görmekteyiz. Tecavüz denince ilk akla gelen senaryo, tanınmayan birisi tarafından karanlıkta pusu kurularak ve fiziksel güç kullanılarak saldırıya maruz kalan kişinin istenilenleri yapmak zorunda kaldığı cinsel saldırı olarak tanımlanan gerçek tecavüz senaryosudur.

Bir diğer durum ise tecavüze uğrayan kişi ve failin birbirlerini tanıdığı, ikisinden birinin veya ikisinin de alkollü olduğu, olayın ikisinden birinin yaşadığı yerde gerçekleşmesi ve tecavüze uğrayan kişinin direnç göstermemesini içeren şüpheli tecavüz senaryolarıdır. Belli faktörler tecavüze şüphe ile bakılmasına yol açmaktadır. Bir bakıma şüpheli olarak algılanan tecavüz; tecavüzü “daha az tecavüz” olarak göstererek failden ziyade tecavüze uğrayan kişiye sorumluluk yüklenmesine sebebiyet vermektedir, faile yüklenen sorumluluğu da azaltmaktadır.

Gerçek hayatta ne yazık ki sıklıkla karşılaştığımız haberlerden birinden örnek vermemiz gerekirse bir tecavüz haberinin ilk cümlesi büyük harflerle bu şekilde ifade edilmiştir: “İstanbul’da bir eğlence mekanından çıktıktan sonra taksiye binen Y.S., şoför Fatih K.’nin kendisine tecavüz ettiğini iddia etti. Taksici tutuklandı.” Haberde olaydaki failin “nitelikli cinsel saldırı suçu(1) işlediği de ifade edilmektedir. Yani tecavüz. Ancak haberde “iddia etti” ifadesi kullanılarak olaya şüphe ile yaklaşıldığı söylenebilir. Ayrıca özellikle olayın “eğlence mekanından çıktıktan” sonra gerçekleştiğinin vurgulanması tecavüze uğrayan kişinin norm dışı davrandığı bilgisini okurlara sunar. Haberin içeriğinde ayrıca gece saatlerinde taksiye bindiği de belirtilmektedir ve tüm bu bilgiler ışığında tecavüz olayına daha şüphe ile yaklaşılır. Bu tür haberler daha az tepki toplar, daha az ilgi çeker..

Türkiye medyasında da tecavüzü algılamaya yönelik bu farklılaşmaları görmekteyiz. Tecavüz haberlerinin sunuş şekilleri, tecavüze uğrayan kişiye yönelik ya da tecavüze uğrayan kişi ile failin arasındaki ilişkinin niteliğine yönelik algılamayı yönlendirici bilgiler içermektedir. Sadece haberlerden ziyade filmlerde ve dizilerde de gerçek ve şüpheli tecavüzle ilgili çok fazla örnek bulunmaktadır. Bunlarla sık sık karşılaşmanın da insanların bu yöndeki algılarını güçlendirici ve onaylayıcı etkileri vardır.


Kaynakça

T.C. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü. (2014). Türkiye’de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması. Ankara

Çamaş G. G., Meşe G. (2016). Sosyal hiyerarşi: cinsel şiddet mitlerini anlamak. Türk Psikoloji Dergisi, 31(78), 62-74.

İstanbul’da taksiye binen genç kadına tecavüz şoku!
Erişim adresi: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/istanbulda-taksiye-binen-genc-kadina-tecavuz-soku-41189409

*Bu yazı Psikoloji Ağı editörleri tarafından Psikoloji Ağı Yayın İlkelerine göre düzenlemiştir.

Bir Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *

Input your search keywords and press Enter.