Şimdi Okunuyor:
Sevgilim Barışmak – Ruh Vampirleri 1
Tam İçerik 3 minutes read

Merhaba sevgili psikoloji lisans öğrencileri ve psikologlar,

Düşünün ki bir danışmanlık merkezinin kurucusu fizik lisans mezunu, Amerika Birleşik Devletlerinin bir eyaletinde bulunan bir uzaktan eğitim üniversitesinden psikoloji yüksek lisans diploması almış olsun. Tabi bu çok iyimser bir örnek oldu. Psikolojiyle yakından uzaktan hiç alakası olmayan birinin de danışmanlık merkezi açtığına tanık olabiliyoruz. Psikologların alanını sadece bununla istismar etmekle yetinmiyorlar, çeşitli televizyon programlarına çıkarak yetkin olmamalarına rağmen ruh sağlığı hakkında çeşitli açıklamalarda bulunabiliyorlar. Psikologların en üst kurumlarının dahi bu konuya gereken önemi vermedikleri gayet açık görünüyor. Bu konuyla alakalı çeşitli öğrenci kuruluşları da çalışmalarını sürdürüyorlar ama bu çalışmaların da yavaş ilerlediğini düşünüyoruz. Çok kapsamlı bir çalışma elbette sürdürülmeli fakat bireysel faaliyetlerin de burada önemi geri plana atılmamalı. Bu kişi ve kurumlar sürekli aranmalı, sorgulanmalı ve gerekli kurumlara şikayet edilmelidir. Psikoloji alanı rahatça at koşturulacak bir alanmış gibi görülmesi engellenmelidir.
Bu yazıdaki kişi ve kurumlar maalesef hayal ürünü değildir.

Sevgilim BARIŞMAK
Kod adı: Davranış Bilimleri Uzmanı

Nerdesin aşkım? Her yerdeyim aşkım.
Sevgilim, Gargara Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu mezunu. Hangi bölümü okuduğunu bulamadım. Kendisi Amerika’da bulunan Yeniport Üniversitesi’nde Davranış Bilimleri(Psikoloji!) lisans eğitimi almış. Aynı üniversiteden uzaktan eğitim ile Davranış Bilimleri Uzmanlığı alan Sevgilim, bununla da yetinmeyip çeşitli sertifika programlarına katılmış. Çeşitli kurumlarda, televizyon ve radyo programlarında seminerler, konuşmalar düzenleyerek insan ilişkileri, beynin çalışma prensibi gibi konularda bilim dünyasına ışık tutan açıklamalarda bulunmuştur. “​Beyni iki yarım küreye bölen corpus diye bir sinir ağı var. Bu sinir ağı kadınlarda biraz daha kalın erkeklerde şu kadar bir şey, incecik. Ama kadında kalın olması kadını zeki yapmıyor. Asıl görevi buradaki bilgiyi alıp buraya götürüyor. Kalınlaştıkça, yani kadın düşünmeye başlayınca 50 sene sonrası, 5 sene öncesi, iki dakika sonrası… Sonra kayışı koparıyor, kendi de farkında değil ne düşündüğünün. ​(Gülüşmeler) Erkeklerde ise bu corpus ince olduğu için buradan bir düşünce geliyor geri gidiyor. (Gülüşmeler)
Konuşmanın tamamının adresini veremiyorum maalesef. Siz, 4 Adam Sevgilim Barışmak diye aratın eminim çıkacaktır. Videoyu izlerken çıldırmıyorsanız yazıyı okumadan kapatabilirsiniz.

Sevgilimin kurduğu Sevgilim Barışmak Parakademi’de online terapi verildiğini biliyor muydunuz? Peki, bu terapiyi kimler veriyor?  
*X
​Uzman Psikolog X Hanım da Yeniport Üniversitesi’nden uzaktan eğitim ile davranış bilimleri lisans eğitimi almış. Aynı üniversitede psikoloji yüksek lisansı yapmış. Ardından çeşitli Enstitülerden eğitimler almış.
*Y
Uzman Psikoterapist olan Y Hanım özgeçmiş yazısında: “Gargara Üniversitesi’nde ilahiyat eğitimi aldıktan sonra Goethe’nin, insan kendini yalnızca insanda tanır.” ifadesiyle öncelikle kendini ve daha sonra diğer bütün canlıları anlamak gayretiyle Yeniport International University’de Davranış Birimleri lisans eğitimi aldı.”​ yazıyor.  Bir öğretim görevlisinden aldığımız bilgiye göre de Boğuş Üniversitesi’nde Psikoloji Lisans eğitimini tamamlamış.
*Z
Polis akademisinden mezun olan Z Bey,  Konstantinopolis Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü’nde yüksek lisans yapıp, “Adli Bilimler Uzmanı” unvanı almış, ardından Konstantinopolis Üniversitesi, Psikiyatri Ana Bilimi tarafından 2 yıl süreyle verilen Bağımlılık Programı eğitimini tamamlayarak “Bağımlılık Danışmanı” olmuş.
*XYZ
XYZ  Hanım, Tigris Üniversitesi Psikoloji mezunuymuş.

Sevgilim Barışmak ve ekibi hiç durmadan programlara çıkıyor, seminerlere koşturuyor. Peki, sen ne yapıyorsun, 4 yıllık örgün psikoloji lisans eğitimin ile nasıl işe gireceğini mi düşünüyorsun? 

8 yorum

  • İlginiz ve yorumunuz için teşekkür ederim Murat Bey ?

    Belirttiğiniz psikoloji bölümlerinin yetersizliği konusunda ben de sizinle aynı düşüncedeyim. Psikoloji bölümlerinin son zamanlarda oldukça artması, çok sayıda öğrenci alması, bununla birlikte bölüm hocalarının bölümle alakası olmaması gibi sorunlar fazlasıyla mevcut. Bunları yakından takip ediyorum yeri geldiğinde de bunu dile getiriyorum. Fakat tüm bu aksaklıklar psikoloji lisansını bitirmeyen insanların bu mesleği yapabilme hakları olduğu anlamına gelmiyor. Eğer psikolog olmak istiyorsanız Psikoloji lisansını bitirmek zorundasınız, bu iyi psikolog yada kötü psikolog olabilir ama zorunluluk gerektiren bir durumdur. Aksi takdirde birçok mesleği üniversite bölümünü bitirmeden “şuradan öğrendim, buradan öğrendim” gibi cümlelerle mesleği yapabilme hakkına sahip olunmak istenebilir, bu da karşı durulmaz bir durum oluşturabilir.

    Bilgi toplumundayız, herkes istediği bilgiye istediği anda ulaşma kolaylığına sahip. Psikoloji hakkında bilgi sahibi olmak isteyen bir insan da gerekli araştırmaları yaparak uygun kitapları okur yada diğer meslek gruplarının da okuduğu eğitim kitaplarına çok kolay ulaşabilir ama dediğim gibi bu kitapları okumak onun bu mesleği yapmasına olanak sağlamaz.

    Tpöçg ve Psinossa konusunda fikirlerimiz de oldukça benzer 🙂 Tpöçg tartışmasız psikoloji öğrencilerinin en bilindik ve en aktif platformu. Her psikoloji öğrencisinin içinde kendinden bir şey bulabileceği bir yer. Bu yüzden, dile getirmek istediğim konuları bu platformdan daha kolay psikoloji öğrencilerine ulaştırabildim.

    Psinossa’ya sanırım biraz fazla anlam yüklüyoruz. Çok nitelikli olmasını ben de isterim veya yapmak için değilde birtakım şeyler nitelikli yapılsa çok daha güzel olur ama bu bir öğrenci dergisi. Bu durum içine girildiğinde daha da çok anlaşılıyor. Psinossa dergisi çıkartılmak zorunda ve çıkartılıyor. Nitelik konusunu tartışabiliriz ama burada çalışan kişilerin hepsi ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar.

    Umarım her şey dilediğimiz güzellik seviyesine ulaşır, sevgiyle.

  • Avatar murat

    Öncelikle çok güzel bir konuya dokunduğunuzu söylemem gerek. Fakat sizlere bir kaç eleştirim var.

    Şöyle bir yazara bakınca kendisinin, Psinossa’da yazdığını gördüm.Buraya sonra değineceğim fakat ilk başta şununla başlamak istiyorum. x-y-z üniversitelerinin eğitim düzeyi nedir ? Ben de aynı bu yazının yazarı gibi bir üniversitede örgün eğitim psikoloji okuyorum. Fakat Yale üniversitesinin kayıtlarını izlemek, dışardan başak eğitimlere katılmak bana kendi üniversitemde aldığım 2 yıllık eğitimden daha fazlasını kazandırdı. Yani bizler – ben de zaman zaman sizin gibi – şu denkliği olmayan üniversiteleri eleştiriyoruz. Fakat kimse dönüp, İstanbul’da 40 tane üniversitenin Psikoloji bölümünde ne anlatılıyor, kim anlatıyor diye yazmıyor. Kaçımız, kendi okumalarımız dışında okul eğitimiyle Psikolog olabiliyoruz ki ?

    Özellikle yeni açılmış üniversiteler – Arel hariç – tamamen psikiyatristlerin işgalinde, her şey dopamin/serotonin, her şey yolaklarda oluşan definasyonlar, her şey genetik. Peki sorarım bunları öğrenmek sizi psikolog mu yapar yoksa psikiyatri hemşiresine benzer bilgi düzeyinde biri mi ?

    Diğer bir konu, Tpöçg konusu. Tpöçg’ün benim Psikoloji öğrencisi olduğumdan beri takip ettiğim her şeyi tamamen edebiyat ve reklamlarla alakalı. Eğitim veriliyor, Akademik çalışma yapılıyor fakat nedense yayınlar çok düşük kalitede oluyor ( psikoloji bakımından ). Gerek blog, gerek dergide denk geldiğim yazılarda ben hiç psikolojiyle ilgili bir şey göremedim. Tamam Edebiyat Psikolojiyle ilgili, fakat orada “Psikoloji” alan adı kullanılıyor, 50 yayından 3-4’ü Psikolojiyle ilgili oluyorsa bunun ironik olduğunu ciddi anlamda değerlendirmek lazım.

    Tpöçg’e değinme sebebim, bu kurumunda” sevgilim barışmak ” gibi insanlarla dolu bir potansiyelde ürün çıkarmasıdır. Evet Edebiyatlarına saygı duyuyorum fakat Psinossa’da “denk geldiğim ” hiç bir şey psikolojiye alakalı değil. Ve bu Psikolog ünvanına zarar veriyor. Psikolojinin içinde edebiyat da var tabi, fakat bu edebiyat klasiklerden, çıkarımlar ve felsefeyle içli dışlı. Sadece içinde betimleme olduğu için ya da olay örgüsü kurgulanabildiği için edebi bir eser edasıyla çıkarım yapılması için uygun şartlar sağlanmıyor. Bu eleştiri size değil elbet, sizin yazınızı – psinossa’da – okuduysam da hatırlamıyorum. Lütfen kişisel ve size özelmiş gibi algılamayın.

  • Avatar Öykü Kızılkaya

    Umarım pedagoji eğitimi alıp evlilik danışmanlığı-ilişki terapisi yapan beyazcennet isimli şahısı da konu edinirsiniz.
    Kendi doğruları, şahsi fikirleriyle insanların ilişkilerine yaşamlarına ne idüğü belirsiz “uzman” etiketinin arkasına saklanarak müdahale eden,teşhis koyan bu insanlara artık bir kurumun devreye girip dur demesi lazım. Bu insanlar tv programlarında toplumun ruh sağlığıyla kumar oynuyor..

    • Öykü Hanım, ilginiz ve yorumunuz için teşekkür ederim. Alanda o kadar çok insan var ki etik dışı ve hukuka aykırı çalışan hangisine yetişeceğimizi bilemiyoruz. Umuyorum ki en kısa zamanda bu tür işlerin sonu gelir.
      İyi günler.

  • Avatar Aslı Yılmaz

    Mükemmel bir yazı olmuş. Taner Türker’in eline sağlık. Ayrıca Berrak Hanımın yazdığı yoruma katılmıyorum. Pdr’ciler alanda psikologlar sayesinde var olabilirler ancak, o yüzden ortaya danışmanlık diye atlamaları manasız. İyi çalışmalar

  • Avatar Berrak

    Danışmanlık merkezi açma olayında psikoloji lisans mezunu kişilerin yer açma yetkileri yoktur.Adı üstünde danışmanlık merkezi ..insanlara sahtekar diyerek yazı yazıyorsunuz fakat Psikolojik Danışmanlık okuyan birçok öğrencinin hakkını da farkında olmadan siz yiyorsunuz.Psikoloji lisansı danışmanlık lisansı değildir.

    • Sayın Berrak Hanım,

      Öncelikle yazıyı okuduğunuz ve yorumunuzu paylaştığınız için teşekkür ederiz.
      Psikoloji mezunları hem yasal çerçeve hem de alınan eğitim gereğince ruhsal(psikolojik) danışmanlık hizmeti verebilmektedirler, günümüzde bu durumun tersini gösterir bir uygulama bulunmamaktadır.
      Ek olarak ne yazık ki ülkemizde herhangi bir danışmanlık merkezinin açılması, hizmetinin verilmesi belirli bir çerçeve ile sınırlandırılmamıştır. Bu anlamda psikoloji lisans mezunlarının danışmanlık merkezi açma hakları bulunmaktadır. Yalnızca sağlık alanında sağaltım hizmeti verme yetkisi Tıp mezunlarına tanınmaktadır. Psikoloji alanıyla rehberlik ve psikolojik danışmanlık alanının bir çakışma yaşadığı bir gerçek, bu nedenle kaygınıza hak verdiğimizi bilmenizi isteriz. Çatışma yerine iş birliği içinde olunmasının bizler için daha yararlı olacağı kanısındayız.

      İyi çalışmalar, teşekkürler 🙂

Bir Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *

Input your search keywords and press Enter.