Şimdi Okunuyor:
Psikoloji Bölümünü Tercih Edeceklere Mektup
Tam İçerik 7 minutes read

Gençliğinin baharında tercih stresi yaşayan herkese merhaba,

Bu mektubu, 2014 yılında benzer süreçlerden geçen bir taze psikolog olarak sana yardımcı olabilmek adına yazıyorum. Yer alacak alt başlıklar; psikoloji biliminin minik bir tanıtımı (çünkü anlatmaya kelimeler yetmez) ve bazı alt dallar, psikoloji bölümünde seni bekleyen dersler, kaliteli ve nitelikli bir lisans dönemi geçirmen için yapabileceklerin, olası çalışma alanları ve kariyer fırsatları, alana dair dezavantajlar olacak. Eğer “Hay Allah! Ben taban puanları arıyordum?” diyorsan buradan sana yardımcı olabiliriz.

Psikoloji, davranış ve zihinsel süreçlerin bilimsel olarak çalışıldığı, bulgular yani araştırmaların verdiği sonuçlar doğrultusunda bilgi üreten, 3 yaş öncesindeki anıları hatırlayamıyor olmamızı kavramsallaştıran çocukluk amnezisinden bir beslenme sorunu olan obeziteye kadar pek çok konuyu kapsamına alan ve temelinde insan olan bir bilim dalıdır. Kapsamının hayli geniş olması nedeniyle çerçevesi ve bakış açıları birbirinden farklı olan ancak aynı yolu farklı kulvarlardan yürüyen pek çok alt dalı vardır.

Bunlardan bazıları; klinik psikoloji, nöropsikoloji, gelişim psikolojisi, sosyal psikoloji, endüstri ve örgüt psikolojisidir. Klinik psikoloji danışmanlık süreçlerine ve psikopatolojiye odaklanırken nöropsikoloji, davranışın nöral yani sinirsel temellerine odaklanır. Ancak yaşlılığa bağlı bir demans (bunama) örneği olan alzheimer hastalığı hem nöropsikoloji hem de gelişim psikolojisi alanında incelenir. Gelişim psikolojisi, ülkemizde çocukluk dönemine odaklanma ile anılsa da tüm yaş gruplarını (erken çocukluk, ergenlik, genç yetişkinlik, ileri yetişkinlik…) kapsayan bilgiler üreten ve uygulamalar içeren bir alt daldır. Sosyal psikoloji; kişilerin birbirlerini değerlendirmede, olayları algılamada, davranışlarının ortaya çıkışında yer alan grup dinamiklerini incelerken inanç, tutum gibi başlıklara yer verir. Yine gruba odaklanan endüstri ve örgüt psikolojisi ise iş verimi, motivasyon, çalışma koşullarının verime etkisi, tüketim süreçleri gibi konulara yoğunlaşır.

Peki tüm alt dallara dair ders alacak mıyım? Bu sorunun nasıl cevaplanacağı biraz da gideceğin okula bağlı. Akademik yönelimli olarak öğrenci yetiştiren lisans programları (ODTÜ gibi) tüm alt dalları en azından bir dersle aktarmaya çalışır. Fakat okuyacağın üniversite endüstri ve örgüt psikolojisi yönelimli (İstanbul Kültür Üniversitesi gibi) ise seçmeli dersler ağırlıklı olarak bu alanda açılacak, diğer alt dallara da yer verilmeye çalışılacaktır. Üniversitelerin psikoloji lisans programları için Türk Psikologlar Derneğinin bir akreditasyon süreci var. Akreditasyon ile psikoloji lisans programlarının asgari yeterliliğe sahip olması amaçlanıyor. İncelemek istersen akredite edilmiş psikoloji programlarına buradan ulaşabilirsin.

Gelelim görebileceğin derslere… Lisans programı seni; temel bilgileri yüzeysel olarak aktaran, psikoloji biliminin engin denizlerinde yüzmeni sağlayacak hocalarının işini görece kolaylaştıran, Psikolojiye Giriş gibi başlangıç dersleri ile karşılayacak. Daha sonra Fizyolojik Psikoloji, Gelişim Psikolojisi, İstatistik, Deneysel Psikoloji, Sosyal Psikoloji, Kişilik Kuramları, Psikoloji Tarihi, Psikopatoloji, Psikolojide Ölçme ve Değerlendirme, Psikolojide Mesleki Etik, Klinik Psikoloji gibi zorunlu dersler almaya başlayacaksın. Eğer dersler sende merak uyandırdıysa birkaç cümle ile içeriklerinin açıklandığı bir örneği buradan bulabilirsin. Seçmeli dersleri incelemeyi unutma; ben Gelişim Psikolojisinde Çağdaş Konular, Kültür & Psikoloji ve Bilişsel Psikolojide Seçme Konular derslerinde ömürlük bir keyif almıştım.

Psikoloji yazmaya karar verdin hatta derslerini de seçtik ve Nasıl nitelikli bir lisans hayatı geçiririm? sorusuna geldik. Öncelikle donanımlı bir psikoloji mezunu olman için kitaplarla, makalelerle, derslerle aranı iyi tutmalısın. Her bilgi gibi psikoloji alanında öğrendiklerini de unutman mümkün değil. Ama ezberlediklerini unutman son derece kolay olacaktır. Bol bol okuyalım da ne zaman sosyalleşeceğiz? İşe üniversite topluluklarından başlayabilirsin, varsa psikoloji topluluğu şahane olur. Eğer birden fazla üniversitenin bulunduğu bir şehirdeysen psikoloji günlerini, kongreleri, seminerleri takip edebilir, yapılmamış ise ilk ortak psikoloji etkinliğinin yapılması için önayak olabilirsin. Okulunda bir psikoloji laboratuvarı varsa ve yüksek lisans öğrencilerinden yer kaldıysa gönüllü olarak burada çalışabilirsin. Yaz dönemlerinde ilgin doğrultusunda bir staj ayarlaman ve ilgilendiğin bu alanın çalışma sahasını bir ay da olsa görmen, mezuniyet yaklaştığında işlerini kolaylaştıracaktır.

Eğer yazmayı seviyorsan psikoloji içeriği üreten oluşumlarda (Psikoloji Ağı, PsiNossa gibi) kalemini konuşturabilirsin, bunu yapmak istiyorsan Araştırma Yöntemleri dersinin kaynak gösterme bölümlerini ve APA stilinin kullanımını iyi dinlemen senin için yararlı olur. Ulusal ve uluslararası toplulukların (EFPSA, TPÖÇG gibi) etkinliklerine katılabilir, ortak çalışmalarda veya ekiplerde yer alabilirsin. Sosyal sorumluluk projelerine katılabilir, dernek ve vakıflarda gönüllü çalışabilir, sana yardımcı olmak isteyen bir hocanla araştırma yürütebilir ya da derleme makale yayınlayabilirsin.

Okul bitti, iş bulmak lazım… Nerede çalışabilirsin? Psikolog olarak danışmanlık alanında çalışabileceğin yerler; danışmanlık ve aile danışmanlığı merkezleri, terapi merkezleriyken klinik psikolog olman halinde, bir psikiyatri kliniğinde de çalışabilirsin. Eğitim alanında; özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri, anaokulları ve kreşler, ilk ve ortaokullar, liseler çalışabileceğin alanlar. Kamu personeli bir psikolog olarak çalışabileceğin kurumlar; adliyeler, emniyet, hastaneler, ceza infaz kurumları, sosyal hizmetler, devlet okulları (pedagojik formasyon sertifikası ile), üniversitelerin mediko-sosyal birimleri, valilikler, belediyeler, askeri kurumlar, huzurevleri… Endüstri ve örgüt psikolojisi alanında; insan kaynakları bünyesinde işe alım, performans değerlendirme, hizmet içi eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesi ve ihtiyacın karşılanması  gibi süreçlerde yer alabilirsin. Dikkat ve algı süreçlerini destekleyen bilişsel programlar aracılığı ile bir anlamda eğitim desteği veren ve ileri yetişkinlerde demansı önleme amacı güden çeşitli kurumlar da iş alanlarımız arasında.

Tüm alt dallar için uzmanlaşma ve akademik kariyer planı yapman, üniversitede kalman da mümkün. Ayrıca pek çok dernek ve vakıf, yürüttüğü projeler için psikologlara ihtiyaç duyuyor; Tohum Otizm Vakfı, Sığınmacılar ve Göçmenler Dayanışma Derneği, Yeşilay  bunlardan bazıları. Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri ile psikoteknik merkezlerinde psikolog çalıştırmanın zorunlu olduğunu da ekleyelim. Psikoloji bilimine hakim olmanın getirdiği donanımı alan dışı çalışma sahalarında kullanmak istersen, başımızın üzerinde yerin var. Örnek vermek gerekirse; satış ve pazarlama, dil ve konuşma terapisi, reklamcılık…

Son soru ve belki de en önemlisi: Her şey güllük gülistanlık mı?

Maalesef değil. Var olan ekonomik atmosfer elbette ki psikologların gelirlerine ve istihdam alanlarına da yansıyor. Minimum ücretlendirme ile maksimum verimi hedefleyen işverene rağmen psikoloğun özverili çalışmaya devam etmesi şüphesiz ki çok da uzun sürmüyor. Travma odaklı çalışan bir terapist olmanın, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin, hastanelerin yıpratıcılık payı da oldukça yüksek. Tabii ki hala atamaları olan bir pozisyon olması artı kazandırıyor fakat kontenjanlar düşük. Yüksek lisans yaparak çalıştığınız alanda uzmanlaşırsanız gelir seviyenizin artma ihtimali yüksek. Burada bir rahatlama geliyor gibi ama gelmesin. Sahte mühendis, sahte doktor gibi kulağa yabancı gelen sıfat tamlamalarının aksine sahada bolca sahte psikolog bulabilirsiniz ki bir ihbar hattımız bile var. Sahte psikologları yoğun olarak danışmanlık alanında gördüğümüzü, diploma sormanın bu noktada çok önemli olduğunu da belirtelim.

Bir iki eğitim alan, bir Freud kitabı okuyan kendini psikolog ilan ediyor ve bir meslek yasamızın ya da meslek odasının olmaması, işleri hayli zorlaştırıyor. Mezun olduğunuzda kendinizi yetersiz hissetmeniz halinde, sizi pahalı eğitimlerle kucaklamak isteyecek sırtlanlardan da bahsetmeden geçmeyelim. Kepinizi attığınız an; lisans sürecinde dersini aldığınız test uygulama ve görüşme teknikleri de dahil  hemen her şeyin, sizin için hazırlanmış pahalı bir eğitimi ensenizde bitiverecek. Telaş yapmayın; diplomanız yeterlilik açısından en önemli belge ve ihtiyacınızın olmadığı eğitimlerin alınmasına, eğitim sertifikası ticaretine karşı çıkan pek çok oluşum var. Sesimiz çoğaldıkça işimiz kolaylaşacaktır. Bu konular da gülün dikenleri işte, ne yapalım! Eğer psikoloji bölümünü seçerseniz mezun olduğunuzda, çalışmak istediğiniz alan için yetkin değilse de yeterli olduğunuzu, diplomanızın ve aldığınız eğitimin değerini sakın unutmayın.

Not: Eğer örgün eğitime devam eden bir lise öğrencisi ya da lise öğrencileriyle çalışan bir öğretmenseniz, TPÖÇG’ün Lise Öğrencilerin Yönelik Çalışma Ekibi‘ne mesaj atabilir, psikoloji bölümünü ve bilimini tanıtmaları için onları okulunuza davet edebilirsiniz.


Kaynak: Smith, E.E., Nolen-Hoeksema, S., Frdrickson, B.L., Loftus, G.R, Bem, D.J. ve Maren, S. (2014). Psikolojiye Giriş (2. Baskı). (Ö. Öznur ve D. Ferhatoğlu, Çev.) Ankara: Arkadaş. (2003).

*Bu yazı Psikoloji Ağı editörleri tarafından Psikoloji Ağı Yayın İlkelerine göre düzenlemiştir.

3 yorum

  • Avatar Hikmet Doymuş

    Sayın Selin Cennet Gülmez
    Cevabınız için teşekkür ederim.
    Burada hem fikir olduğumuz konu, sizin çok güzel düşünerek hazırladığınız ve bu mesleği seçecek seçim aşamasındaki adaylara doğru bilgi vermek.
    1. Danıştay yürütmeyi durdurma kararı verdiyse siz haklısınız ama ben duymadım.
    2. Hangi psikolojik danışma eğitimi ile psikolojik danışma yaptıkları kısmı çok belirsiz bir kaç ders örneği vermiş olsaydınız herkes için daha açıklayıcı olurdu ? ya sizin psikolojik danışmayla çerçevelediğiniz anlam farklı ya benim ki, bu durumda da hakem literatür olur.
    3. Psikolojik Danışmanların ünvan karmaşası yaşayanına henüz rastlamadım.
    Sonuç olarak biz bu konuda hem fikir olmasakta psikoloji lisansını seçecek olanların bu tartışmadan yarar sağlayacaklarını umuyorum. Güzel emojiler için teşekkür ederim. Saygılar , sevgiler …

  • Avatar Hikmet Doymuş

    Sayın Selin C. Gülmez, çok güzel düşünülmüş bir yazı, keyifle okudum. Çalışma alanları ile ilgili verdiğiniz bilgilerin bir kısmı malesef yanlış, bununla birlikte ben yanlış biliyorsam da sizin bilgilerinizle düzeltmiş olmaktan mutlu olurum. Birincisi okul alanı; zira pedegojik formasyon kaldırıldı yani artık medde çalışamayacaklar, ikincisi psikoloji mezunları danışma yapar kısmı; her halde danışmadan kastınız alan psikoloji olunca psikolojik danışmayı kast ediyorsunuz benimde tam olarak merak ettiğim psikoloji mezunları hangi psikoljik danışma eğitimi ile bunu yapabildikleri (zira uygulamalı bir alandır)? Üçüncü merak ettiğim ise “Sahte psikologları yoğun olarak danışmanlık alanında gördüğümüzü, diploma sormanın bu noktada çok önemli olduğunu da belirtelim.” ( böyle bir durumda bencede diploma sorulmalı) kim ve kimleri kastettiğiniz ? Şİmdiden teşekkürler iyi çalışmalar.

    • Avatar Selin Cennet Gülmez

      Merhaba Hikmet Bey,

      Öncelikle ilginizin beni çok mutlu ettiğini belirtmek isterim. Şimdi sırayla sorularınıza cevap vereyim;

      1) PFESP hakkında benim bildiğim bir kaldırma ya da yasaklama kararı yok. Geçtiğimiz yıl bu eğitimin yüksek lisansa dönüştürüleceği duyuruldu ama halen PFESP açılmaya devam ediliyor, örnek isterseniz Haziran’da Ege Üniversitesi açtı. Yasal hak kısmına gelecek olursak, rehberlik atamalarında hala psikoloji mezunları yer alabiliyor, ilgili dava karara bağlanmadığı sürece “artık MEB’de çalışamazlar” demek yanlış bilgi vermek oluyor diye düşünüyorum.
      2) Her psikolog mezun olduğu anda danışan alma hakkına sahiptir, ilgili eğitimleri lisansta almış da olabilir mezuniyet sonrası da alabilir. Klinik görüşme ve psikopatolojiye müdahale için yüksek lisansın şart olduğunu düşünüyorum(klinik psikolog). Etik ve nitelik açısından da daha doğru olacaktır.
      3) Sahte psikolog derken psikoloji lisans mezunu olmayanları kast ettim. Psikolog olmayan ama psikolog olduğunu iddia eden herkes maalesef kullandığım sıfat tamlamasının içinde. Psikolojik danışmanları mı kastettiniz, diye soruyorsanız hayır. Çünkü onlar PDR mezunu psikolojik danışmanlar. Unvan karmaşası yaşayan varsa tabii ki onları da kastetmiş oluyorum.

      Kendimi ifade etmemi sağlayan güzel sorularınız için teşekkür ederim 🙂 🌺

Bir Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *

Input your search keywords and press Enter.