Şimdi Okunuyor:
Aklım Karıştı (Girl, Interrupted) (Film Önerisi)
Tam İçerik 3 minutes read

Hiç hayalle gerçeği karıştırdığınız oldu mu? Paranız olduğu halde çaldığınız? Kederlendiğiniz? Ya da durduğunuz halde treninizin hareket ettiğini sandığınız? Evet, belki delirmiştim. Belki de sebep 60’lı yıllardı. Ya da ben büyümemiş bir kızdım.

aklım karıştı filmi

Baş rollerinde Winona Ryder’ın ve Angelina Jolie’nin yer aldığı, Almanya ve ABD’nin ortak yapımıyla çekilen ve orijinal adı “Girl Interrupted” olan bu film, 1999 yılında vizyona girmiştir. Yazar Susanna Kaysen’ın aynı adı taşıyan romanından yönetmen James Mangold’un sinemaya uyarladığı film, bir akıl hastanesinde yaşananları konu ediniyor.

Aklım Karıştı, 1960 yıllarında Susanna Kaysen adında bir genç kızın sonunu düşünmeden, bir kutu aspirin ve bir şişe votka içmesinin ardından hastaneye kaldırılıp midesinin yıkanmasıyla başlar. Bunun üzerine babası, psikiyatr olan bir arkadaşıyla Susanna’yı görüştürür. Psikiyatr, Susanna’yı Clymoore Akıl Hastanesine yatması için ikna eder.

Susanna kendi rızasıyla hastaneye yatar ve tüm sorumluluğu hastaneye veren o imzayı atar. –O zamanlarda ABD akıl hastanelerinde hasta reşit değil ise velisinin, eğer reşit ise kendisinin imzasını isterlermiş ve böylelikle çıkış yetkisi hastaneye devredilirmiş.

Susanna, terapistine intihara teşebbüs etmediğini yalnızca baş ağrısını dindirmek için aspirin içtiğini iddia eder. Ayrıca terk edilmekten kaçtığı için sadece anlık ilişkiler kurar ve kültürel-ahlaki değer anlayışında değişkenlikler yaşar. Bu belirtilerden dolayı kendisine Borderline Kişilik Bozukluğu teşhisi konulur.

Susanna hastanede kısa bir zaman geçirdikten sonra Lisa isminde bir kız ve onun arkadaş grubuyla yakınlaşır. Susanna en çok Antisosyal Kişilik Bozukluğu olan Lisa’dan etkilenir. Sosyopat olan Lisa karizmatik olmasıyla ve ortamı manipüle etmesiyle hastanede baskın bir karakterdir. Susanna bu kıza aşırı decede bağlanır ve onun her istediğini yapar. Susanna’nın Lisa’ya gereğinden fazla bağlanması, o yokken kendini boşlukta hissetmesi kişisel bozukluğunun sebebidir.

Lisa karakterine bakarsak, filmde bu karakter üzerinden Antisosyal Kişilik Bozukluğu çok iyi bir şekilde işlenir. Hırsızlık, zevki için başkalarını dolandırma, başkalarının haklarına el uzatma, sık sık kavga etme, saldırganlık, sorumsuzluk, kendisinin ve başkalarının güvenliğini umursamama, sinirlilik, başkasını incitme ve kötü davranması üzerine bu duruma aldırmazlık gösterme yani vicdan azabı çekmeme bu karakter üzerinden çarpıcı bir şekilde gözler önüne serilir.

Filmin ilerleyen sahnelerinde Susanna, Lisa’nın sevgisini kazanmak için onun her istediğini yapar ve bu amaçla yoğun bir çaba harcar fakat Lisa’nın umursamaz davranışları işlerin farklı boyutlara ulaşmasına sebep olur. İlgisinin karşılığını alamadığı düşüncesi onu Lisa’dan uzaklaştırır. Bu durum Borderline Kişilik Bozukluğunun önemli belirtilerindendir.

Filme genel olarak bakarsak; filmin akıl hastanesinde çekilmesi, hastalar arasındaki ilişki, hastaların duyguları ve hisleri, terapist ile Susanna arasındaki diyaloglar, aile terapisindeki işleyiş ve diyaloglar, hastane çalışanları ve hastalar arasındaki duygusal aktarım sahnelerini izlemek bir nevi staj niteliğindedir. Özellikle Sosyopat ve Borderline Kişilik Bozukluklarının, Lisa ve Susanna üzerindeki etkilerini izlemek muhteşem olacaktır.

Her akıl hastanesinde yatanı deli olarak görmenin yanılsamasını çok iyi işleyen bu filmi izlerken kesilikle sıkılmayacaksınız ve küçük bir staj yapacaksınız.

İyi seyirler…

Bir Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *

Input your search keywords and press Enter.